Kopenhag Gezi Rehberi, Kopenhag Gezilecek Yerler 2022

Nyhavn

Bugün gelin hep birlikte Dünya’nın en mutlu insanlarının şehri Kopenhag ’ı gezelim.

Kopenhag nerede, Kopenhag’a nasıl gidilir, Kopenhag’da gezilecek yerler, Kopenhag’da nerede kalınır, Kopenhag’da ne yenilir, ne içilir ve en önemli soru: Kopenhag pahalı mı? Gibi sorulara geçmeden önce sizlere Kopenhag’a nasıl ve ne zaman gittik biraz ondan bahsedeyim.

Biz Kopenhag’a Almanya’dan (2 yıldır Almanya’da yaşıyoruz) Eylül ayında ani bir kararla gittik. Ani diyorum ama bizim hızımıza ani kelimesi bile az kalır. Çünkü bir Cumartesi akşamı evde iki kişi otururken, yine yeni yerler keşfetme ve yeni maceralara atılma aşkımız depreşti. Hem arabayla gidebileceğimiz bir yer olsun hem de ikimizin de merak ettiği bir şehir olsun derken aklımıza Danimarka geldi. Hemen araştırmalara başlayıp,  1 saat içinde güzergâhı çıkarmış ve konaklamayı ayarlamıştık. Ee bundan sonrası kolaydı, küçük bir bavula 5 günlük kıyafetlerimizi hazırlamıştık ve sabah saat 06:00’da yola koyulmuştuk.

Kuzey Denizi (Nordsee)

Bizim oturduğumuz şehirden Kopenhag 500 km uzaklıkta idi. Almanya’dan Danimarka’ya geçerken yolun yarısında yani Puttgarden’da bizi Kuzey Denizi (Nordsee) karşıladığı için yolun bir bölümünü 40 Euro karşılılığında feribot ile geçtik. Feribottan iner inmez de Danimarka sınırı bizi bekliyordu. Yaklaşık 7 saatte de Kopenhag merkeze varmıştık.

Biz Almanya’da oturduğumuz için arabayla gelebildik ama peki siz Türkiye’den gelmek isterseniz ne yapacaksınız? Bir de ona değinelim.

Kopenhag’a Nasıl Gidilir?

Kopenhag Vize İstiyor Mu? Diğer Avrupa ülkeleri gibi Danimarka da bordo (hususi) pasaport sahiplerini için Schengen vizesi istiyor. Yeşil pasaport sahipleri vizesiz olarak seyahat edebiliyorlar.

Kopenhag’a Ulaşım: İstanbul’dan yaklaşık 3,5 saat uçarak hooop Kopenhag’dasınız. Havaalanında indikten sonra da ister metroyla, ister otobüsle, isterseniz de taksiyle şehre ulaşabilirsiniz. Böyle durumlarda bizim tercihimiz hem ekonomik hem de hızlı bir çözüm olan metrodan yana oluyor. Havaalanından merkez istasyona 21 DKK’ya ( Danimarka Kronu) bilet alarak ulaşabilirsiniz. Danimarka Kronu demişken (2021 Yılı itibariyle) 1 EUR ≈ 7,44 DKK ve 1 DKK ≈ 1,26 TL. Bilmekte fayda var.

Kopenhag’da Kalınacak Yerler?  Kopenhag’da Ucuza Konaklama

   Biz şehrin hemen içinde bir yerde konaklayıp tüm şehri yürüyerek gezmeyi sevdiğimiz için yine Kopenhag Merkez İstasyonuna 2 dk yürüme mesafesinde ‘City Hotel Nebo’da kaldık. 4 gecelik bir konaklama için 160 Euro ödedik. Kaldığımız yer çok önemli değil, sadece temiz olsun bize yeter derseniz kesinlikle tavsiye ederiz. Fiyat/Performans açısından gayet de başarılı bir oteldi kendileri.

City Hotel Nebo: http://www.booking.com/Share-h58QQI

Kopenhag’da Şehir İçi Ulaşım

Kopenhag’da en çok şaşırdığımız şey, kuşkusuz sokaktaki bisikletli sayısı idi. Genci, yaşlısı, çoluğu çocuğu fark etmeksizin herkes işine, okuluna bisikletle gidiyor bu şehirde. İşe gittiklerini nereden anladık? Bisikletin üzerinde takım elbiseli ciks abilerden, küçük topuklu ayakkabıları ve etekleri ile şık ablalardan… Almanya’da yaşamaya başladığımız ilk zamanlarda, Almanların ulaşım aracı olarak bisiklet kullanmaları bize çok farklı gelmişti. Zamanla alışıp biz de kendimize birer bisiklet almıştık. Ama Kopenhag sokaklarındaki bisikletli sayısını görünce Almanya bize bu konuda çok daha ilkel göründü. O kadar ki, bisikletliler ışıklarda uzun kuyruklar oluşturuyor, geniş caddelerde birbirlerini solluyorlar ve arabalar da bu yüzden zorlukla ilerleyebiliyor.

Zaten biz de şehri keşfederken yürümeyi ya da metro kullanmayı tercih ettiğimiz için arabayı hemen bir otoparka bıraktık ve 5 gün boyunca hiç ellemedik. Bu arada şunu da ekleyelim; Kopenhag’da otopark ücretleri dudak uçuklatan cinsten. Biz hem uygun bir yer olsun, hem de güvenli bir semt olsun diye neredeyse 2 saat otopark aradık ve en sonunda şehrin biraz dışarısında, üniversite bölgesinde bir otopark bulduk. Ki onun bile günlüğü 35 Euro idi.

Kopenhag’da Hava Durumu- Kopenhag’a Ne Zaman Gidilir?

Kuzey ülkelerinin soğuğunu bilmeyen, duymayan yoktur sanırım. Biz de o yüzden Eylül ayında gidiyor bile olsak bavulumuza birer şişme mont atmıştık. O kadar şanslıydık ki, kaldığımız 4 gün boyunca hava yaklaşık 20 dereceydi ve biz birer jean, birer T-shirt ile tüm gün rahatça dolaştık.  Hatta öyle ki, öğle saatlerinde sıcaktan bitap düşüp sığınacak bir gölge arıyorduk.

Copenhagen Card (Kopenhag Şehir Kartı)

Büyük ve turistik şehirlerin en güzel tarafı bu tip şehir kartları oluyor sanırım. Şehirdeki tüm müzeleri, sarayları, parkları yani giriş parası vermeniz gereken her yeri, bir tane kart alıp gezebiliyorsunuz. Copenhagen Card, 1, 2 veya 3 günlük şeklindeydi. Biz 2 günde sarayları, müzeleri hallederiz diyip 2 günlük kart almıştık. Fiyatı da kişi başı 84 Euro idi. Bizden tavsiye; eğer Kopenhag’a gidip kültür ve tarih gezisi yapmak istiyorsanız, biraz da ben hızlı hareket ederim, çok da dinlenmeme gerek yok derseniz 2 günlük kart tam geliyor.

Kopenhag Gezilecek Yerler

Kopenhag, buram buram tarih kokan, kültür kokan bir şehir. Gerek şehrin sokaklarında dolaşırken, gerek de insanlara baktığınızda bunu kolaylıkla görebiliyorsunuz. Ben de sizlere fikir olması amacıyla kendi 3 günlük Kopenhag gezi planımızı gün gün yazmaya karar verdim.

1.Gün

Rådhuspladsen

İlk gün otelden çıkar çıkmaz merkez istasyonundan ve meşhur Tivoli Park’ın yanından geçerek Rådhuspladsen yani Belediye Binası’na geldik. Burası şehrin ana meydanı. Belediye binasına doğru bakınca, sağ tarafınızda dünyanın en ünlü masalcısı Hans Christian Andersen’in heykeli ve Tivoli Park’ı, sol tarafınızda ise dünyanın en uzun yaya alışveriş caddesi Stroget yer alıyor. Biz Tivoli Park’ını gezmeyi son güne bıraktığımız için ilk başta alışveriş caddesine doğru yöneldik.

Strøget Caddesi (Stroget Street)

Şehrin en kalabalık ve en bilindik yerlerinden birisi bu cadde. Belediye Binasının bulunduğu ana meydandan başlayıp King’s Garden’a kadar uzanıyor. Toplam 1,1 km uzunluğundaki bu alışveriş caddesinde ne arasanız var; Lüks mağazalar, bütçe dostu mağazalar, restoranlar, cafeler, barlar, döviz büroları, hediyelikçiler… Aklınıza gelebilecek her şeyi bu caddede bulabilirsiniz.

Strøget

Caddeye girmeden de her köşe başında bulabileceğiniz 7-Eleven’lardan görünce, sandviçlerimizi ve kahvelerimizi alıp Stroget’e adımımızı attık. Kopenhag’da şaşırdığımız bir diğer konu da mağazaların ve dükkanların açılış saatleriydi. Sabah 11:00’dan önce marketler hariç hiç bir yeri açık bulamadığınız gibi, kapanış saatleri de en geç 18:00. Caddede gezinip, hediyeciliklerde küçük deniz kızı heykellerini ve Danimarka askerlerine bakına bakına caddenin sonuna yani Nyhavn’a vardık.

Nyhavn (Kopenhag Limanı)

İnternete Kopenhag gezisi yazdığınızda karşınıza çıkan, renkli evlerin yanyana sarılandığı o meşhur görsel var ya işte tam da burası. Kopenhag’ın eski liman bölgesi. Eskiden genelevlerin bulunduğu bu liman zamanla mekanların açılması ve evlerin renk renk boyanmasıyla turistlerin uğrak yeri olmuş. En önemlisi de meşhur masalcı Andersen’in bir ara 20 numaralı evde yaşamış olması. Ee burası bizim de Kopenhag’da gözbebeğimiz oldu diyebiliriz…

Nyhavn

Nyhavn’da kartpostaldan fırlamış gibi görünen evlerle bol bol fotoğraf çektirip yolumuza devam ettik. Bir sonraki durağımız Chrstiansborg Sarayı idi.

Christiansborg Sarayı
Christiansborg Sarayı (Christiansborg Palace)

Bir ülkenin hükümet organlarının üçünü de bünyesinde barındıran dünyadaki tek bina. Danimarka Başbakanlığı, Danimarka Yüksek Mahkemesi ve Danimarka Parlamentosu bu sarayda toplanmış. Durum böyle olunca tabiki her bölümünü gezmek olmuyor. Turistler için ayrılan odaları gezebiliyorsunuz. Büyük Toplantı Salonu, Büyük Balo Salonu veya kraliçenin porselenlerinin sergilendiği küçük bir salon…  Bizim en beğendiğimiz bölüm ise hala kraliyet ailesinin de balolarını düzenlediği, 400 kişilik Büyük Balo Salonu oldu. Duvardaki halılar Danimarka’nın tüm tarihini anlatan muhteşem tasvirler ile dolu.

Büyük Balo Salonu

Giriş Ücreti: 160 DKK ≈ 21,5 EUR (Tüm Salonlar + Kraliyet Mutfağı Kombine Bilet)

Ziyaret Saatleri: 10:00 –17:00 (Salı – Pazar) (Pazartesi günü kapalı)

Christiansborg Sarayı’ndan gezdikten sonra yakınlarında ne var diye bakınırken Danimarka Ulusal Müzesi gözümüze ilişti. Saraya hemen 2 dk yürüme mesafesindeki ulusal müze bizce şehrin,ülkenin hatta o toprakların tarihini anlamak için ziyaret edilmesi gereken ilk yer.

Danimarka Millî Müzesi
Danimarka Millî Müzesi (National Museum of Denmark)

1700’lü yıllarda Prens Sarayı olarak inşa edilen yapı şu anda Ulusal Müze olarak kullanılıyor. Müzede Taş Devri’nden Vikingler’e oradan da günümüze uzanan Danimarka tarihini en ince ayrıntılarına kadar öğrenebiliyorsunuz. Bizim müzede en uzun zaman geçirdiğimiz kısım, kuşkusuz Vikingler bölümü oldu. Viking erkeklerinin balmumundan yapılmış heykelleri, kullandıkları kılıçlar, bıçaklar, takılar…

Viking Balmumu Heykeli

Giriş Ücreti: 100 DKK ≈13,5 EUR (Yetişkin)

Ziyaret Saatleri: 10:00 –17:00 (Salı – Pazar) (Pazartesi günü kapalı)

Özgür Şehir Christiania (Freetown Christiania)

Bizim Kopenhag’da overrated bulduğumuz 2 yerden birisi oldu açıkcası. 1970’lerde bir grup Hippi tarafından kurulan mahalle, uzun yıllar sonra 2012’de Danimarka hükümeti tarafından özerk bölge olarak kabul edilmiş. Ne Danimarka yasalarını ne de Avrupa Birliği yasalarını dinliyorlar. Kendilerine özgü kuralları, bayrakları var. Bölgede yaklaşık 1000 kişi yaşıyor. Mahalleye giriş ücreti falan yok, tek yapmanız gereken ise fotoğraf çekmemek. Evet, burada fotoğraf çekmek yasak. Eğer öyle bir şey yaptığınızı görürlerse telefonu elinizden falan alabiliyorlarmış. O yüzden içeriden bir fotoğrafımız yok ama giriş kapısını sizlere gösterebiliyoruz. Peki neden fotoğraf yasak? Cevap basit: İçeride dönen uyuşturucunun, esrarın hatti hesabı yok. Onun dışında rengarenk resimli duvarlar, samimi bir ortam, bol bol Hippi tarzında incik boncuklar, kıyafetler ile gerçekten Kopenhag’ın geri kalanından oldukça farklı bir ortam.

Freetown Christiania

2.Gün

2. günümüzde saraylar ve müzeler açılmadan Danimarka’nın meşhur Küçük Deniz Kızı heykelini görmeye gidelim dedik ve yollara düştük. Küçük Deniz Kızı heykeli Kopenhag’ın merkezine yaklaşık 4 km uzaklıktaki Langelinie Limanı’nda olduğu için merkez tren istasyonundan M3 nolu metroya atladık. Metrodan indikten sonra da küçük bir yürüyüşten sonra heykele ulaştık.

Küçük Deniz Kızı
Küçük Deniz Kızı (The Little Mermaid)

Küçük Deniz Kızı masalını bilmeyenimiz yoktur sanırım. Danimarka’lı masalcı Andersen’in en ünlü masallarından biridir. Heykel 1909 yılında heykeltıraş Edvard Eriksen tarafından yapılmış. O zamanın devlet tiyatrosunda bale gösterisi olarak oynanan hikayeden esinlenen Carl Jacobsen, deniz kızının heykelini yaptırmak ister ve ama balede deniz kızını canlandıran baleti ikna edemedikleri için, model olarak heykeltıraşın kendi eşi kullanılır.

Az önce Kopenhag’da bizi hayal kırıklığına uğratan iki yer oldu demiştim ya, işte ilki bu heykel oldu. Görür görmez ilk tepkimiz “Bu kadar küçük müymüş yani” oldu.  Bizden size tavsiye; eğer ki Kopenhag’a gittiğinizde çok vaktiniz yok ise, “Küçük Deniz Kızı” heykelini es geçebilirsiniz. Ama bizim gibi bol bol vaktiniz varsa da gidip birer fotoğraf çektirip geri dönebilirsiniz 😊

“Küçük Deniz Kızı” heykelindeki hayal kırıklığından sonra aynı metroya atlayıp, koştura koştura şehir merkezine geri geldik. Çünkü her öğlen saat 12:00’da Amalienborg Sarayı’nda gerçekleşen askerlerin nöbet değişimine yetişmemiz gerekiyordu.

Amalienborg Sarayı (Amalienborg Palace)

Danimarka kraliyet ailesinin kışlık sarayı olan Amalienborg Sarayı halan ailenin aktif olarak yaşadığı, şehrin hemen göbeğinde bir saray. Belirli saatler arasında bazı bölümleri gezilebilen saraya biz girmeyi tercih etmediğimiz için saat 12:00’da askerlerin nöbet değişim seremonisini izledik.

Giriş Ücreti: 95 DKK ≈ 12,5 EUR (Yetişkin)

Ziyaret Saatleri: 10:00 –16:00 (Salı – Pazar) (Pazartesi günü kapalı)

Yaklaşık 10 dk süren törenden sonra, sarayın hemen yanında kocaman, yeşil renkli kubbesiyle dikkat çeken Frederik Kilisesi’ne geçtik.

Mermer Kilise (Frederik’s Church)

Mermer Kilise olarak da bilinen kilise, 1749 yılında yapılmaya başlanmış. Maddi yetersizlikler sebebiyle yıllar boyunca tamamlanamamış. Daha sonra çok zengin bir adam kilisenin inşa edildiği araziyi satın alıp, kiliseyi de tamamlatmış ve Danimarka halkına burayı bağışlamış.

Mermer Kilise

2 gündür saray, müze, kilise geziyoruz biraz da eğlence diyip, soluğu Belediye Binası’nın bulunduğu meydanda, Stroget caddesine girmeden hemen sağ tarafta yer alan “Ripley’s Believe It or Not! Museum” da aldık.

“Ripley’s Believe It or Not!” Müzesi
 “Ripley’s Believe It or Not!” Müzesi:

İşte size ailecek yapabilecek en güzel aktivite. Yetişkinlerden ziyade çocukların bayılacağı bir müze burası. İçeride bir bölümü de Hans Christian Andersen’e ayırmışlar ve sırayla onun masallarını dinleyip vitrinlerden hikayelerini de izleyebiliyorsunuz. İlk başta çok çocukca gelse de içeride gerçekten biz de çok eğlendik. 😊

“Ripley’s Believe It or Not!” Müzesi

Giriş Ücreti: 130 DKK ≈ 17,5 EUR (Yetişkin), 85 DKK ≈ 11,5 EUR (Çocuk)

Ziyaret Saatleri: 10:00 –17:00 (Her gün)

Kopenhag Kanal Turu

Gelelim gezimizin bizim için en keyifli anlarına; Nyhavn’da botlarla kanal turu 😊 Hem akşamüzeri günün yorgunluğunu üzerimizden atmak hem de rengarenk evlerin arasında bir kanal turu yapmak istediğimiz için yönümüzü tekrardan yeni liman bölgesine çevirdik. Biz ‘Copenhagen Card’ aldığımız için kanal turu da karta dahildi, ancak siz kart almadıysanız kanal etrafındaki satış noktalarından veya internetten bilet temin edebilirsiniz.

Kopenhag Kanal Turu

Bilet Ücreti: 99 DKK ≈ 13,5 EUR (Yetişkin)

Ziyaret Saatleri: 11:00 –14:55 (Pazartesi – Cuma), 10:00 –15:55 (Cumartesi – Pazar)

3.Gün

Kopenhag’daki 3. günümüze 7-Eleven’dan aldığımız kruvasanlar ve kahveler ile şehrin en renkli sokaklarından birinde başladık. Gråbrødretorv sokağı instagramlık fotoğraflar isteyenler için küçük, şirin bir meydan. Daha sonra da yönümüzü Rundetaarn Gözlem Kulesi’ne çevirip Kopenhag’ı bir de kuşbakışı izlemeye gittik.

Rundetaarn Gözlem Kulesi (Rundetårn)

Avrupa’nın en eski gözlem evlerinden olan kule 17.yy’da inşa edilmiş.

Gözlem Kulesi’nin bugün bu kadar revaçta olmasının bir nedeni de yukarı tırmanmak için merdiven yerine spiral rampa olması. Çıkması biraz zor olsa da, tepeye ulaştıktan sonra ayaklarınızın altında Kopenhag şehir manzarası gerçekten görülmeye değer. Kule de ayrıca eskiden kütüphane olan ama şu anda sergi salonu olarak kullanılan bölümler de bulunuyor. Biz gittiğimizde resim sergisi vardı, biz de gelmişken gezelim hadi dedik.

Rundetaarn Gözlem Kulesi

Giriş Ücreti: 40 DKK ≈ 5,5 EUR (Yetişkin), 10 DKK ≈ 1,5 EUR (Çocuk)

Ziyaret Saatleri: 10:00 –18:00 (Her Gün)

Rundetaarn’da Kopenhag manzarasına doyduktan sonra soluğu Rosenborg Kalesi’nde aldık. Burada küçük bir bilgi vereyim; Rosenborg Kalesi’ni gezmek için önceden internetten randevu almak gerekiyor. Yani ben gideyim kapıdan elimi kolumu sallaya sallaya geçerim gibi bir şey yok. Biz de günümüz ölmesin daha gezecek çok yer var diyip, bir gün önceden sabah 11:00’a randevu almıştık.

Rosenborg Kalesi
Rosenborg Kalesi (Rosenborg Castle)

Kopenhag’ın istisnasız en etkileyici yapısı burası. Kalenin içerisindeki odaların güzelliğinden tutun da, kraliyet mücevherlerinin sergilendiği mahzenlere hatta devasa Kraliyet Bahçesi’ne (King’s Garden) kadar tüm detaylar muhteşem ötesi. Yüzyıllar boyunca Danimarka’yı yöneten kralların ve kraliçelerin odaları, sanki o zamandan bu yana hiç dokunulmamış gibi bizleri karşılıyor. Bizim en beğendiğimiz bölüm ise tabiki de kraliyet koleksiyonlarının ve paha biçilmez mücevherlerin sergilendiği mahzen oldu.  Buraya bir kaç detay fotoğraf da ekleyelim hemen 😊  Çok değerli parçalar bulunduğu için de kale yer kapısında askerler nöbet tutuyor. Kaleyi gezdikten sonra da o yemyeşil bahçesinde de gezinmeden geri dönmeyin deriz.

Kraliyet Odaları
Kraliyet Mücevherleri

Giriş Ücreti: 120 DKK ≈16 EUR (Yetişkin)

Ziyaret Saatleri: 11:00 –16:00 (Her Gün)

Copenhagen Card aldığımızda her bir müzeye giremeyiz, zamanımız yetmez dediğimiz için, baştan merak sırasına göre sıralamıştık. Vaktimiz kalınca da Tivoli Park’a geçmeden, hemen yanındaki Glyptotek Müzesi’ne de girelim dedik.

Ny Carlsberg Glyptotek
Ny Carlsberg Glyptotek

Burası bir sanat müzesi. Koleksiyon, Carlsberg Bira Fabrikaları’nın kurucusunun oğlu Carl Jacobsen’in kişisel koleksiyonuna dayanıyormuş. Kendisi koleksiyonunu 1888’de halka bağışlamış. İçeride rengarenk odalarda Mısır, Roma ve Yunanistan’dan Akdeniz bölgesinden antik heykelleri bulabildiğiniz gibi, Auguste Rodin ve Edgar Degas’ın modern heykelleri de yer alıyor. Burayı nasıl en sona bırakırız diye yana yakına, planladığımızdan daha uzun süre vakit geçirdiğimiz bir müze oldu kendisi. Eğer siz de sanatı seviyorsanız, taa Mısır’dan gelen mumyaları, tabutları merak ediyorsanız Kopenhag’da görülmesi gereken yerler listenize eklemelisiniz. Hemen buraya size müzeden bir kaç fotoğraf iliştiriyorum.

Ny Carlsberg Glyptotek
Ny Carlsberg Glyptotek

Giriş Ücreti: 115 DKK ≈ 15,5 EUR (Yetişkin)

Ziyaret Saatleri: 10:00 –17:00 (Salı – Pazar) (Pazartesi günü kapalı)

Tivoli Bahçeleri (Tivoli Gardens)

Gelelim Kopenhag’ın göbeğindeki tema parkına; Tivoli Gardens’a (Tivoli Bahçeleri). Walt Disney’in bile Disneyland’i kurarken esinlendiği, dünyanın en eski eğlence merkezi burası. İçeride restaurantlardan cafelere, dönme dolaplardan atlı karıncalara kadar her şey mevcut. Tüm oyuncaklara binmeye kalksanız 1 günde bitiremeyeceğiniz bir park. Singapur’da Universal Stüdyoları’nı gördükten sonra bize tabi biraz küçük geldi. Copenhagen Card’ımız olduğu için biz giriş ücreti ödemedik. Sadece binmek istediğimiz oyuncakların biletlerini aldık. Eğer derseniz ki ben tüm günümü burada geçireceğim (özellikle de çocuklu aileler için bir tam gün ayırmalık), o zaman tüm oyuncakları kapsayan kombine bir bilet de alabiliyorsunuz. Park denilince çocuk işi gibi gelmesin gözünüze, burada yaşlısı, genci herkes kendi zevkine uygun bir köşe bulabilir. Ayrıca bizden tavsiye içerideki restaurantlar çok pahalı olduğu için yeme- içme kısmına girmeyin.Biz de bu yüzden bileğimize bileklik istedik ve ara ara girip çıktık. 😊

Tivoli Bahçeleri
Tivoli Bahçeleri

Giriş Ücreti: 135 DKK ≈ 18 EUR (8 yaş ve üzeri)

Ziyaret Saatleri: 11:00 –22:00 (Her Gün)

Vee sizlere uzun uzun Kopenhag gezimizden ve Kopenhag hakkında bilinmesi gerekenlerden bahsettik. 😊 Kuzey’in ve İskandinav ülkelerinin soğukluğunu beklerken, gezip gördüklerimiz arasında en beğendiğimiz ilk 3 şehre girdi bile. Tüm bu yazdıklarımızı ve daha fazlasını Youtube kanalımızda Kopenhag Gezi Rehberi serimizde de izleyebilirsiniz.

Yeni seyahatlerimizi görmek için bizi takip etmeyi unutmayın 🙂 Yeni şehirlerde, yeni maceralarda görüşmek üzere 😊 

Kopenhag Vloglarımız:

Kopenhag Gezimiz | Danimarka Vlog | 1. Gün
Saraylar Şehri Kopenhag | Danimarka Vlog | 2. Gün:
Müzeler Şehri Kopenhag | Danimarka Vlog | 3. Gün

2 thoughts on “Kopenhag Gezi Rehberi, Kopenhag Gezilecek Yerler 2022

  1. Kopenhagta 3 günümüz var, 2 çocuklu bir aile olarak programınıza bayıldım, emeğinize sağlık, teşekkürler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to top